Antalyalı girişimci eşek, at ve deve sütü üretiyor

ZEHRA TEKECİ/HATİCE YEREBAKAN – Antalya’daki çiftliğinde eşek sütü üreten Mehmet Ali Yalçın, kozmetik firmaları ve vatandaşların taleplerini dikkate alarak at ve deve sütü sağımına da başladı.

Türkiye’nin dört bir tarafına soğuk zincirle eşek sütü göndererek yaygınlaşmasını sağlayan Antalyalı girişimci, çiftliğindeki eşek, at ve develerin sütüne olan talebin artması üzerine işlerini büyüttü.

Turistlerin ve vatandaşların yanı sıra kozmetik firmalarından da sipariş almaya başlayan Mehmet Ali Yalçın, çiftliğindeki binek hayvanların sayısını ve süt üretimini de artırdı.

Hayvan ve insan sağlığı için hijyenik koşullarda eşek, at ve develerden makinelerle sağılan sütler bir süre kaplarda dinlendiriliyor. Ardından dondurulan sütler soğuk zincirle talep edilen adreslere gönderiliyor.

Çiftliğinde bulunan 14 deve, 250 eşek ve 15 attan süt üreten Yalçın, litresini 250 liradan satışa sunuyor.

Yaklaşık 25 yıl önce turizmde gezi amaçlı deve, eşek ve atlarla hizmet veren Mehmet Ali Yalçın, AA muhabirine, turistlerin hayvanlara ilgi göstermesi ve sütlerini talep etmesi üzerine çiftlik kurduğunu söyledi.

Gezi amaçlı organizasyonlara götürdüğü hayvanların yavrularının dikkat çektiğini ifade eden Yalçın, turistlerin ve bazı hastalıklardan şikayet eden vatandaşların süt talep etmesine başlarda şaşırdığını dile getirdi.

Siparişlerin artmasıyla talepleri karşılamaya başladığını belirten Yalçın, “Türk gecelerinde turistleri eşek, deve ve atla gezdirirken süt talebi geldi. Şaka yaptıklarını sandım. Özellikle eşek ve deve sütünün faydaları olduğunu öğrendiğimde, talep giderek artınca bu işe başlamaya karar verdim. O dönemde oğlumda bir rahatsızlık vardı. Sık sık bademcikleri şişerdi. Eşek sütü içirdiğimde oğluma çok iyi geldi. Bunu da görünce faydalarına inandım ve işleri büyüttüm.” diye konuştu.

“Yüzde 60’ını hastalara, yüzde 40’ını firmalara veriyoruz”

Çiftlikte hayvanlarına özenle baktığını anlatan Yalçın, verimli süt için hayvanlarına uygun koşullar hazırladığını dile getirdi.

Talebin yoğun olması nedeniyle bir fabrika gibi üretim yaptıklarını aktaran Yalçın, “Bu işe başlarken 4 eşeğim, birkaç devem ve atım vardı. Şimdi çiftliğimizde ikisi hamile 14 deve, 250 eşek ve 15 at var. Doğum yapan hayvanlardan 8 ila 9 ay süt alabiliyoruz. Çiftliğimizde develerden günlük 5 ila 6 kilo, eşeklerden 10 kilo atlardan ise yarım kilo süt alıyoruz. Litresini 250 liradan satıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Süt için kendisine Türkiye’nin dört bir yanından insanların ulaştığını anlatan Yalçın, şunları kaydetti:

“Deve ve eşek sütünden krem ve sabun yapan firmalardan da süt talebi alıyoruz. Türkiye’de tanınan 5-6 firma bizden düzenli olarak süt alıyor. Genellikle krem ve sabun ürünlerinde kullanılıyor. Ürettiklerimizin yüzde 60’ını hastalara, yüzde 40’ını kozmetik ve temizlik sektöründeki firmalara veriyoruz. El değmeden makine ile hijyenik vaziyette sağdığımız sütlerimizi yarım saat dinlendirdikten sonra derin dondurucuya koyuyoruz. İl dışından gelen siparişleri dondurulmuş olarak ulaştırıyoruz.”

“Kaynatmadan tüketmeyin”

Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu da deve, eşek ve at sütünün vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğunu bildirdi.

Süt ve süt ürünlerinin insan sağlığına faydalı olduğunu, bazı hastalıklara karşı vücut savunma gücünü artırdığını ifade eden Manavoğlu, “Bu anlamda yağ ve kalsiyum açısından oldukça zengin olan eşek sütü, kemik ve diş sağlığı için çok faydalı. Deve sütü ise bağışıklık sistemini kuvvetlendiren C vitamini içeriyor ve şeker hastalarına faydalı geldiği yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. At sütü de demir, potasyum, magnezyum ve kalsiyum bakımından zengindir.” ifadelerini kullandı.

Manavoğlu, istenilen vitaminlerin alımı için sütlerin günlük bir çay bardağı kadar tüketiminin yeterli olduğunu söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Firuze Ergin Zeren ise dondurulmuş sütlerin tüketilmeden önce mutlaka buzdolabı içerisinde eritilmesi gerektiğini, hayvanlardan bulaşacak hastalıkların önlenmesi için ise kaynatılmadan tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx