Vakanüvis yazdı: 23 Nisan, 1935’e kadar Yetim ve Öksüz Bayramı’ydı

“Ulusal Egemenlik Bayramı” 15 yıl 1 Kasım’da kutlandı   23 Nisan, 1935’e kadar “Yetim ve Öksüz Bayramı”ydı   Vakanüvis Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta kutlanıyor. Pandemi şartları, evlere kapanmayı getirse de “millî hâkimiyet ruhu” ilk günkü gibi taptaze duruyor. Bu ruhun temellerinin atıldığı 23 Nisan’ın 1920’den 1935’e uzanan hikayesi ise dokunaklı detaylara sahip. İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’ın, 16 Mart 1920’de İngiliz askerlerince kapatılmasının ardından 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi’ne seçilen 324 milletvekilinden sadece 115’i gelebilmişti. 23 Nisan’a yetişmeye çalışan mebuslardan biri olan Mahmut Nedim (Hendek), bir yandan da Hendek’te çıkan isyanları bastırmakla görevlendirilmişti. Hendek, Ankara’ya ulşamadı. Mahmut Nedim Bey, 21 Nisan 1920’de isyancılar tarafından şehit edildi. Yine İlk Meclis’e gitmek üzere yola çıkan ancak olumsuz hava ve yol şartları nedeniyle açılışa yetişemeyen Gümüşhane Mebusu Ziya Bey (Tuğlu) ile Trabzon Mebusu İzzet Bey (Eyüboğlu) da yol kesen eşkıyalarca şehit edilmişlerdi. Vakanüvis yazdı: 23 Nisan, 1935’e kadar Yetim ve Öksüz Bayramı ydı #1 Cuma namazının ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında açılış duasını Bursa Mebusu Mustafa Fehmi (Gerçeker) yapmıştı. Birinci Meclis’in Birinci Oturumu’na başkanlık eden isim ise en yaşlı üye sıfatıyla 75 yaşındadaki Sinop Mebusu Mehmet Şerif Bey (Avcıoğlu) olmuştu. TBMM Tutanak Müdürlüğü’nce günümüz harflerine de çevrilen Büyük Millet Meclisi’nin ilk tutanağının ilk sayfasında Mehmet Şerif Bey’in şu konuşması yer alacaktı: “Huzzar-i Kiram! İstanbul‘un muvakkat kaydıyla kuva-yı ecnebiye tarafından işgal olunduğu ve bütün esasatıyla Makam-ı Hilâfet ve merkez-i Hükümetin istiklâli ibtal edildiği mâlumunuzdur. Bu vaziyete ser-füru etmek, milletimizin teklif olunan ecnebi esaretini kabul etmesi demekti. Ancak istiklal-i tam ile yaşamak azm-i kat‘isinde olan, mine‘l-ezel hür ve ser-âzad milletimiz esaret vaziyetini kemal-i şiddet ve kat‘iyetle reddetmiş ve derhal vekillerini toplamaya başlayarak Meclis-i Âlinizi vücuda getirmiştir. Bu Meclis-i Âlinin Reis-i Sinni sıfatıyla ve Tevkif-i İlahî ile milletimizin dahilî ve haricî istiklâl-i tam dahilinde mukadderatını bizzat deruhte ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilan ederek Büyük Millet Meclisi‘ni küşad eyliyorum. Metbu-i Akdesimiz olan, bütün Müslümanların Halifesi ve Osmanlıların Padişah‘ı Sultan Mehemmed Han-ı Sâdis Hazretlerinin, kuyud-i ecnebiyeden tahsiline ve ebedî pâyitaht-ı Saltanat-ı seniyye olan İstanbul‘umuz ile, işgal altında ve envâ-i mezâlim ve fecâyi‘ içinde maddeten ve mânen bilâ-insaf imha edilmekte bulunan bilcümle vilâyat-ı mazlumemizin istihlâsına muvaffakıyet ihsan buyurmasını Cenâb-ı Allah‘tan niyaz eylerim.” Vakanüvis yazdı: 23 Nisan, 1935’e kadar Yetim ve Öksüz Bayramı ydı #2 Meclis’in açılışını takiben çıkartılan kanunlardan birisi de 23 Nisan 1920 tarihiyle ilgili olanıydı. 2 Mayıs 1921 tarihinde yayınlanan 13 sayılı Resmi Gazete’de, “112 sayılı 23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun” yayınlanarak, 23 Nisan’ın yeni devletin ilk millî bayramı olduğu ilan edilmişti. Kanunda ne “millî hâkimiyet”ten ne de “çocuk”tan bahsedilmemekteydi. Gazi Üniversitesi’nin Akademik Bakış dergisi Kış 2011 sayısında yer alan “23 Nisan Çocuk Bayramı’nın Ortaya Çıkışı ve 1922-1929 Yılları Arasında 23 Nisan Kutlamaları” başlıklı yazısında bu konuyu işleyen Yrd. Doç Dr. Mücahit Özçelik’in verdiği bilgiye göre, daha sonra adı Çocuk Esirgeme Kurumu’na dönüşecek olan Himaye-i Etfal Cemiyeti, 23 Nisan’ı “çocuk bayramı” yapmak için özel bir gayret göstermişti. Cemiyet yönetimi, savaş sebebiyle öksüz ve yetim kalan çocuklar için coşkuyla kutlanan 23 Nisan gününden istifade bağış toplamayı amaçlıyordu. Cemiyet, yeni yönetimin de desteğini alarak her geçen yıl bu amacına uygun çalışmıştı. 1927 yılına gelindiğinde HEC’in 90 bin civarında öksüz ve yetime yardım ettiği  kayıtlara geçmişti. Vakanüvis yazdı: 23 Nisan, 1935’e kadar Yetim ve Öksüz Bayramı ydı #3 23 Nisan, ancak 1927 yılından itibaren resmen “Çocuk Bayramı” olarak kutlanmaya başlamıştı. Adı, “Hâkimiyet-i Milliye” olan bayram ise 1922’de kutlanmaya başlayan bir bayramdı. Yeni yönetim, 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldırmış, bu tarihten itibaren de her 1 Kasım “Hâkimiyet-i Milliye Bayramı” olarak kutlanır olmuştu. Böylece çocuk ve ulusal egemenlik bayramları, uzun yıllar ayrı ayrı kutlanacaktı. Takvimler 1935 yılını gösterdğinde ise iki bayramın birleştirilmesi kararı alınarak adı, “23 Nisan Hâkimiyet-i Milliye ve Çocuk Bayramı” (İlerleyen yıllarda Millî Hâkimiyet) olarak belirlendi. 1980 askeri darbesi sonrası oluşturulan Millî Güvenlik Konseyi, aldığı bir  kararla bayramın adını, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak değiştirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir